Tamamen bitkilerden üretilmiş, cinsel aktivite öncesinde alındığında, cinsel gücü ve isteği doğal yoldan artıran bir bitkisel afrodizyaktır.İlişkiden bir saat önce alınır ve etkisi 48 saate kadar sürebilir. %100 Bitkisel olduğundan herhangi bir yan etkisi bulunmaz. Katkı maddesi ya da kimyasal içermemektedir. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı izniyle üretilmekte olup, kapsüllerin ayrıca HALAL (Helal) sertifikası bulunmaktadır. Piyasada bulunan benzer ürünlere göre daha etkilidir ve tümünden daha ekonomiktir. Ülkemizde üretilmektedir ve uzakdoğu menşeili ürünler gibi sağlık açısından riskler taşımaz. Uzun süreli ve kaliteli cinsel performans sağlar ve düzenli kullanımla bir çok cinsel problemin giderilmesinde yardımcı olur. Performansını kat kat artırmak isteyenler ya da iktidarsızlık, erken boşalma gibi sorunlar yaşayanlar hem doğal ve güvenilir oluşuyla, hem de fiyatı ile çok ideal bir üründür.
Aşkınızı Alevlendirin! Bu gece geç bitecek.
* Cinsel isteği ve gücü katlayarak artırır,
* Çok daha güçlü ve hızlı ereksiyon sağlar,
* Yüksek enerji ve zindelik vererek defalarca birleşmeye olanak sağlar,
* Cinsel ilişkinin süresini uzatır,
* Erken boşalma sorununu ortadan kaldırır,
* Peniste doku duyarlılığını artırarak ilişikiden alınan hazzı artırır,
* İlişki sonlanmadan, etkisini yitirmez,
* Sperm sayısını ve kalitesini artırarak üreme yeteneğini geliştirir,
* Tüm bunların yanı sıra genel sağlık içinde sayısız yararlar sağlar.
Kimler kullanabilir?
- Ereksiyon veya erken boşalma sorunu yaşayanlar,
- Cinsel soğukluk ya da isteksizlik hissedenler,
- Düzenli bir cinsel yaşamı olan ve daha yüksek performans isteyenler,
- İş yaşamının getirdiği stres ve yorgunluk dolayısıyla cinsel konsantrasyon sorunu yaşayanlar,
- Cinsel ilişki öncesi heyecanlanıyorum, tedirgin oluyorum diyenler,
- "Bir olsun, bizim olsun" diyerek yetinmeyenler,
- Hızlı çapkınlar,
- Daha az hızlı çapkınlar,
- Hızlı olmasa da çapkın olanlar
......
kısacası cinsel hayatı olan her erkek tarafından kullanılabilir.
Epimedium Bitkisi
Epimedium yirmibir akraba bitki türünün oluşturduğu bir cinstir. Uzakdoğuda, epimediuma “azgın teke bitkisi” şeklinde tercüme edilen “yin yao huo” adını vermektedirler. Epimedium, üreme organları için tonik işlevi gören (cinsel libidoyu güçlendirmeye ve iktidarsızlığın tedavisine yardımcı olan) ve yorgunluk giderilmesine, zindeliğin artırılmasına yardımcı olan ve gençleştirici etkisi bulunan “ icariin” içerir.
Epimedium bitkisi günümüzde, özünde testosteron etkisinin bulunması nedeniyle, cinsel arzuyu artırmasıyla bilinir. Uzakdoğuda ki kullanımından sonra günümüzün en ünlü doktorları da, bu bitkinin cinsel güdüyü güçlendirmek, ereksiyonu geliştirmek ve cinsel arzuyu geri kazanmak için kullanılabileceğini onaylıyor. Bilimsel olarak, azgın teke yaprağı testosteronu serbest bırakır. Böylece dayanıklılık ve cinsel gücün artışı gözlemlenir.
Epimedium: Efsanesi bile var!
Cinsel libido ve performans arttırmak için kullanılabilecek bitkilerin başında gelen azgın teke otu (epimedium) yaprağının efsanesi şu şekilde yüzyıllardır anlatılagelmektedir:
Efsane der ki Çinde M.Ö. 200 yılında soylu bir aile, çocukları olmadığı için soyu tükenme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Oğullarında iktidarsızlık sorunu olduğunu anlayınca; çalmadıkları kapı kalmaz. Oğullarının sorunu çevrede duyulur, adam dışarı çıkamaz, arkadaşlarının alaycı yüzüne bakamaz olmuştur. Bir gün kapılarını fakir bir çoban çalar. Efsaneye göre koyun çobanı, sürüsünü belirli bir bölgede otlattıktan sonra cinsel anlamda daha aktif olduğunu görmüştür. O otlardan toplayıp aileye getirmiştir. Aile önce çobanı aşağılar, kızar; koyunlarla oğullarını bir tuttuğu için... Olan biteni izleyen oğlan, herkes yatıya çekildikten sonra bu otları her gün yer. Bir yılın sonunda çiftin nurtopu gibi bir oğulları doğar. Bu olaydan sonra Çin halkı azgın teke yaprağını önemli bir cinsel kuvvetlendirici olarak görmeye başlar.
Salyangozlar binlerce yıldır dünyamızda varlıklarını sürdürmektedirler.eski yunan döneminde hipokrat,zessos ve pliny gibi bilginler salyangozları cilt problemlerinde ve birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanmışlardır. Öyle ki salyangoz eczanelerin sembolü haline gelmiştir.
Zaman geçtikçe salyangoz yiyecek halini almış ve ne yazık ki, bu durum Avrupa'daki salyangoz sayısının azalmasına neden olmuştur.
Daha sonra son derece özel bir durumun farkına varılmıştır.
Salyangoz çiftliklerinde çalışan isçilerin ellerindeki sıra dışı yumuşaklık ve salyangoz kafesleri yüzünden zaman zaman ellerinde oluşan küçük kesiklerin, herhangi bir yara izine meydanvermeden düzelmesi bilim adamlarının dikkatini çekmiştir.
Salyangozlar, dokularını kendi kendilerine tedavi edebilen ve kabukları kırıldığında yerine yenisini üretebilen canlılardır. Aslında, dokuların birkaç saniyede oluşmasını sağlayan o güçlü yenileyici etki, salyangozun doğal yollarla arkasında bıraktığı salgının özelliğidir.
Anti-aging (ciltte yaşlanmayı geciktirici etki yapar ) Sivilcelerin neden olduğu izler Çatlak izleri Doğum sonrası cilt çatlakları Kuru ciltteki pürüzler Yara izleri tıraş sonrası kabarıklıklarıngiderilmesinde etkilidir.
Salyangoz Kreminin Cildimize Etkileri
Cildimizdeki değişiklikler :
Cildimizdeki değişikliğin üç etkeni vardır: biyolojik yaşlanma, dış etkenler ve günlük yüz mimikleri.
Biyolojik Yaşlanma: Tüm vücut organlarımız gibi, cilt de yıllar içinde yaşlanır. Bunun ne kadar hızlı ve dikkat çekici olacağı genetik özelliklerinize bağlıdır. Biyolojik yaşlanma sürece içinde diğerlerinin yanı sıra aşağıdakiler de vardır:
* Cilt kalınlaşır ve kurur. (80 yaşındaki birinin cildi, 18 yaşındaki birinin cildinden üç kat daha incedir)
* Daha az elastin ve kolojen üreten cilt daha az dirençli ve esnek hale gelir. Kırışıklar artar.
* Cilt kendini yenilemek için daha uzun süreye ihtiyaç duyar. 27 gün yerine artık 40-60 gün gerekir.
Dış etkenler: Bunlar değişikliklerin %80?ini oluşturur. UV ışığı oksijeni harekete geçirerek, serbest radikalleri oluşturur. Bu küçük moleküller hücre duvarlarına saldırır. Yeni üreyen hücrelerin niteliğini azaltarak, hücrelerin çekirdeğindeki genetik yenilenme özelliğini değişikliğe uğratır. Bunlar aynı zamanda, bağlayıcı dokuları destekleyen esnek dokuları ve kolajeni de zayıflatır. Sonuç: Cilt kaba hale gelir, kurur ve kırışıklar oluşur. Yağlı cilt Cildimiz sağlıklı kalmak ve cildin doğal hidrolipidik tabakasının korunması için doğal cilt yağına ihtiyaç uyar. İnsanların yaklaşık %12'si, hızla cilt kusurlarına yol açan, gözenekleri tıkayan çok fazla cilt yağı üretir. Cilt yağı bezleri özellikle alın, yanak, burun, boyun ve sırtta bulunur. Cildimizin doğal yağı veya cilt yağı, imha etmemiz ya da aşırı pudralarla üzerini örtmemiz gereken düşmanımız değildir. Önemli olan şey, cildin üzerinde ek bir gerginlik yaratmadan yağ ile nemlilik arasındaki doğal dengenin yeniden kurulmasıdır. Yağlı ciltler için hazırlanmış narin temizleme ürünleri doğal hidrolipidik tabakayı korur ve yağlılığı azaltır. Kuru cilt İnsanların yaklaşık %14?ü kuru ciltlidir. Cildin çok az yağı ve nemi vardır. Bu da üst derinin etkinliğini azaltır ve cilt artık koruyucu fonksiyonunu tamamen yerine getiremez hale gelir. Direnci ve esnekliği azalmıştır. Dış ve iç zorlamalara karşı aşırı derecede hassastır ve erken yaşlanmaya eğilimlidir. Fakat bu durum göründüğü kadar da kötü değildir. Narin temizlik ve zengin cilt bakım ürünleri kuru ciltlerin bile daha uzun süre daha genç görünmesine yardımcı olur. Genel olarak, çoğu insanın cildi yaşlandıkça kurur. Bu durum, cildin kendini yenileme yeteneği ve cilt yağı üretimi yaşla birlikte azaldığı için çok normaldir. Cildimizin doğal hidrolipidik tabakası daha da incelir ve zarar verici dış ortam etkilerine karşı daha narin bir hal alır. Bu yüzden kuru ciltlerin özel korumaya ihtiyacı vardır. Hassas Tip Giderek daha fazla insan - nüfusun yaklaşık üçte biri - hassas ciltlerinden rahatsızlar. Daha kesin konuşursak, hassas cilt bilimsel veya dermatolojik bir teşhis konusu değildir. Bazı dermatologlar bunu kuru cilt olarak algılarken, diğerleri de alerjilere karşı hassas cilt olarak kabul etmektedir. Genellikle, hassas cilt doğal koruyucu tabakanın zarar görmesinden kaynaklanır. Bu da, cildin daha hızla kuruduğu anlamına gelir. Bu durumda cilt, parfüm, duş jeli veya sabun gibi çeşitli maddelere karşı daha hassas hale gelir (örneğin kaşıntının olması vs.). Kuru ve hassas cilt aynı zamanda çok az yağ üretir. Peki böyle bir durumda ne yapabilirim? Eğer cildin bariyeri zarar görmüşse, tahriş edici maddeler cilde çok daha kolayca nüfuz eder ve bazen de kuvvetli reaksiyonlara sebep olur. Hatta cilde aşırı derecede yüksek konsantrasyonlarda nüfuz ettiklerinden, tamamen zararsız cilt bakım ürünlerinin bile ters etkileri olabilir. Cilt bu tür ürünlere kuvvetli biçimde reaksiyon gösterir. Bu yüzden ilk olarak koruyucu tabakanın yeniden oluşturulması önemlidir.